Augmented Reality (Zenginleştirilmiş Gerçeklik) nedir?

Augmented Reality birkaç yıldır gündemde olan bir konu. Bu konsept, gerçek dünya ile sayısal verilerin, çoğu zaman kamera ile çekilen bir görüntünün üzerinde birleştirilmesi konusunu içeriyor. Henüz kabul görmüş bir Türkçe karşılığı yok fakat “Zenginleştirilmiş Gerçeklik” Augmented Reality kavramını tam olarak karşılıyor bence. Zira tüm olay, gerçek dünyanın, bilgisayarlardan gelen bilgilerle ve görüntülerle zenginleştirilmesi, daha faydalı ve işlevsel hale getirilmesi.

Zenginleştirilmiş Gerçeklik aslında yeni bir şey değil. Bazı video konferans yazılımları yıllardır buna benzer uygulamalar içeriyor. Örneğin web cam görüşmelerinde gerçek görüntünüzün üzerine yeni bir şapka ya da farklı aksesuarlar eklemeniz mümkün.

Gerçek bir görüntü üzerine bilgisayar tarafından oluşturulan şapka, gözlük ve puro görüntüsü ekleniyor...

Fakat artık bu konsept yeni bir boyuta taşınıyor. Bu konu ile ilgili ilk uygulamalar yalnızca görüntü işleme & birleştirme işlemlerine dayanırken, şimdi, yakında tüm telefonlarda görmeye alışacağımız ivme ölçer, dijital pusula, GPS gibi teknolojiler sayesinde bir adım öteye geçiyor.

Bu konu ile ilgili bir örnek göstermezsem burada yazdığım hiç bir şeyin anlaşılmayacağını biliyorum. O yüzden öncelikle aşağıdaki kısa videoyu izleyin! Londra’da en yakın metro istasyonunu bulmanıza yardımcı olan bir uygulama:

iPhone 3GS ile birlikte artık telefonlarımız şu bilgileri edinebiliyor:

1- GPS sayesinde yeryüzünde hangi noktada bulunduğumuz ve deniz seviyesine göre yüksekliğimiz.
2- İvme ölçer sayesinde telefonumuzun durduğu pozisyon (yatay, dikey, hangi açı ile elimizde tuttuğumuz vs…)
3- Dijital pusula ile telefonun baktığı yön

Yani iPhone 3GS, artık yer yüzünde tam olarak hangi noktada bulunduğunun, hangi yöne doğru tutulduğunun farkında. Dolayısıyla siz dışarıda gezerken, gördüğünüz bir tarihi eserin üzerine telefonunuzu tuttuğunuzda, o eser ile ilgili bilgiler siz hiç bir yazı girmeden, hiç bir yere tıklamadan karşınızda olacak:

Bu tekniğin kullanılabileceği alanlara bir bakın!

1- Yeni bir t-shirt almaya gittiniz. Beğendiğiniz 8-9 model var fakat birisini alacaksınız. Dakikalarca uğraşıp üzerinizdekileri çıkarmak ve o t-shirtleri denemek istemiyorsunuz. O zaman mağazada bulunan büyük bir LCD’nin karşısına geçin, LCD’nin üzerindeki kamera sizi çeksin ve denemek istediğiniz t-shirtleri üzerinizde göstersin. Hem de tam bedeninize uygun bir şekilde!

2- Nişantaşı’nda vitrinlere baka baka yürüyorsunuz. Sıfır beden mankenlerin denediği kıyafetlerin bulunduğu afişler artık ilginizi çekmiyor mu? Peki ya tam mağazanın önünden geçerken vitrindeki LCD’de kendinizi, üzerinizde mağazanın en gözde ürününü giymiş bir şekilde görseniz, etkilenmez misiniz? Sizce bu şekilde mağazalar satışlarını kaç kat arttırır?

3- Telefonunuza yeni bir çöpçatan uygulaması yüklediniz. Taksime çıktınız ve uygulamayı çalıştırıp telefonunuzu İstiklal Caddesi’ne doğru tuttunuz. Kamera çalıştı ve size İstiklal Caddesi’nde bu programı çalıştıran insanların bulunduğu kafeler üzerinde yıldızlar belirdi. İşte size gerçek hayatta çalışan bir yonja!

4- Sultanahmet Meydanı’nda dolaşıyorsunuz. Her yer tarihi binalarla dolu fakat bu konularla pek haşır neşir olmayan bir toplum olduğumuzdan dolayı hiç bir yerde binaların tarihi ile ilgili açıklamalar bulunmuyor! Wikitude uygulamanızı çalıştırın, telefonunuzun kameranısını hakkında bilgi almak istediğiniz yere çevirin, tarihi yapılar ile ilgili bilgileri anında telefonunuzdan okuyun, isterseniz binaların içine girmeden önce içerideki mozaiklere & tarihi eserlere ait fotoğraflara göz atın.

Zenginleştirilmiş Gerçeklik (Augmented Reality) çok fazla uygulama alanının bulunduğu bir araştırma konusu. Şu an için tek sıkıntı, bu teknolojiyi destekleyen telefonları kullanan insanların sayısının azlığı. Örneğin bugün Türkiye’de yukarıda anlattıklarımı tam olarak yapabileceğiniz bir telefon satışta değil henüz (ama Ağustos 2009 içerisinde iPhone 3GS’in Türkiye’de satışa çıkması bekleniyor). Fakat Augmented Reality, 2 yıl içerisinde çok daha fazla insanın konuştuğu ve kullandığı bir teknoloji olacak. 5 yıl içerisinde ise Minority Report’ta gördüğümüz pek çok şeyin gerçekleştiğine şahit olacağız. Tıpkı multitouch teknolojisi gibi…

Issız Adam’ın restaurant’ı, nam-ı diğer Zazie

Issız Adam filmini izleyenler ve takip edenler (ki dürüst olmak gerekirse ben izlemedim) Issız Adam’ın aslında restaurant sahibi bir bey olduğunu, hatta gerçek hayatta da aktör Cemal Hünal’ın bir restaurantın ortağı olduğunu bilirler. 

İşte o restaurantın, Zazie’nin diğer ortağı Aktuğ Birinci ile keyifli bir röportaj yaptık. Baştan uyarayım, pizzaya düşkünlüğünüz varsa, şöyle İtalyan işi, incecik, güzel bir pizza hamuru olsun, malzemesiz bile yerim diyenlerdenseniz, en azından gece vakti bu videoyu izlemeyin! Kendinizi Dominos’tan, Pizza Hut’tan pizza siparişi verirken bulabilirsiniz ki aynı tadı vermez!

HP Notebook’ların fan temizliği

Bu yazı, bilgisayarlarının fanını basınçlı havayla temizlerken fanı çalışmaz hale getirenlere yardımcı olması amacıyla yazılmıştır.

Geçtiğimiz günlerde HP nx9420 bilgisayarımda aşırı ısınma sorunu yaşamaya başlamıştım. Uzun süren kullanımlarda, aşırı ısınmadan dolayı bilgisayarım kendi kendini kapatmaya başlamıştı. 

Bilgisayarın fanının tozdan kirlenmiş olduğunu düşünüp, ne var ne yok diye fana doğru üflediğimde bir toz bulutu kapladı etrafı. Her üfleyişimde aynı toz bulutu yeniden oluşuyordu. Nefesim kesildikten sonra bu işin basınçlı hava olmadan yapılamayacağını anladım ve soluğu Teknosa’da aldım. Hama’nın basınçlı gaz spreylerinden alıp eve geldim heyecanla. Fanı, dışarıdan basınçlı gaz vererek bir güzel temizledim. Artık üflesem de toz bulutu olmuyordu hiçbir yer.

Fakat bir şey daha olmuyordu. Bilgisayarımı çalıştırdığımda fan’ın çalışmadığını gördüm. Öncelikle “herhalde çok iyi temizledim, ısınmıyor bile” diye düşündüm, fakat 20 dakika sonra bilgisayar, aşırı ısınmadan dolayı kapandı. 

HP kullanmamın en büyük sebeplerinden birisi teknik desteği. Hemen hp.com’a girip Live Chat ile verdikleri teknik desteğe bağlandım. Derdimi anlattım. Yetkili bu konuda birşey yapamayacağımı ve bilgisayarı teknik servise göndermem gerektiğini söyledi. Fakat bunca işim arasında teknik servise bilgisayarı bırakmak pek akıl kârı değildi. 

“Battı balık yan gider” mantığıyla, birkaç ay önce bilgisayarıma RAM takarken aldığım küçük uçlu tornavida setini çıkarttım ve bilgisayarı parçalamaya başladım :) Bilgisayarın arkasındaki, üzerinde klavye sembolü olan vidaları söktüm (nx9420′de 4 tane) ve ardından klavyeyi yavaşça yerinden kaldırarak notebook’un ciğerlerine ulaştım :)

Ve işte! Fan’ın çalışmamasına neden olan şey karşımda. Birkaç dakika boyunca püskürttüğüm basınçlı hava, tüm tozları bir yerde toplamış ve inanılmaz büyük bir toz kütlesi (pamukçuk demek daha doğru olur) fanın sıkışmasına neden olup dönmesini engellemiş. 

Bu parçacıkları temizleyip son bir kez de bilgisayarın içini basınçlı havayla şöyle bir temizledikten sonra tüm parçaları yerleştirdim ve bilgisayarımı çalıştırdım. 

Artık ne yaparsam yapayım, bilgisayarım ısınmıyor, eskiden uçak motoru gibi öten fanımdan hiç bir ses yükselmiyor. 

Bu yazıdan çıkarılması gereken ders: Eğer notebook bilgisayarınızın içini açacak cesaret yoksa ( bilgisayarın garantisi bitmediyse tabi ki açmayın!) sakın fanınızı dışarıdan basınçlı hava ile temizlemeye kalkmayın. Yukarıda anlattığım gibi, dışarıdan yapılan bu müdahale sonunda, eğer fanınız çok kirli ise, içeride biriken pislikler fanın dönmesini engelliyor ve bilgisayarın içini açarak müdahale etmek kaçınılmaz oluyor. 

Uyarı: Yukarıda anlattıklarım kesinlikle tavsiye niteliği taşımamaktadır. Burada anlatılanları uygulamanız durumunda karşılaşacağınız problemlerle ilgili sorumluluk kabul edemem. Eğer ne yaptığınız hakkında bir fikriniz yoksa, lütfen bu gibi durumlarda teknik servisinize danışın :) Yok ama ben 6 yaşından beri evdeki televizyonu parçalayıp yeniden monte edebiliyorum derseniz siz bilirsiniz…

Hayır! Ben HP yedek parçaları satmıyorum :)

Son günlerde bu konu ile ilgili pek çok mail alıyorum. HP yedek parçaları ile ilgili yazdığım şeyleri okuyanlar bana pil ve adaptör siparişi veriyor :). Fakat bunları yazmamın amacı, sıkıntılı bir konu olduğu için karşılaştığım şeyleri paylaşmak ve insanların aynı sıkıntıları daha rahat atlatmasına yardımcı olmak. 

Yani demek istediğim, maalesef size notebook pilleri, adaptörler vs. gönderecek kişi ben değilim :)

HP NX serisi bilgisayarınızın güç kablosunu bir yerde unuttuğunuzda ne yapabilirsiniz?

Başıma çok sık gelen bir olaydır. Bilgisayarımı çantama her koyduğumda adaptörü güç kablosundan ayırırım ama bazen güç kablosunu prizde unuturum ve yanıma sadece adaptörümü alırım. 

Bu sabah böyle bir şok yaşadım. Malum, Mekanist.net‘in yoğun günleri devam ediyor ve sabahın köründe yanımda güç kablomun olmadığını farkettim. Neyse ki şansım varmış. Aklımda Okmeydanı’ndaki PERPA’ya gitmek geldi. PERPA’da ilk girdiğim dükkânda bu kabloyu bulabildim. Aklınızda bulunsun! İnternette 10TL civarında satılıyor fakat PERPA’da 2.5TL’ye aldım (evet taksi paraları ile birlikte daha pahalıya geliyor fakat internet siparişini bekleyecek vaktiniz olmadığında en kolay çözüm bu).

Başka bir çözüm ise, çevrenizde IBM (Lenovo) kullanan birisini bulmak. IBM’lerin adaptörlerinin güç kabloları HP NX serisi adaptörlerininki ile aynı.

HP yedek parçaları arıyorsanız…

Geçtiğimiz aylarda notebook karşısında otururken bir anda bilgisayarın adaptöründen dumanlar yükseldiğini görmüştüm. Genç bir elektronik mühendisi olma heyecanıyla “önemli değil, tamir ederiz” diyerek bir arkadaşımla adaptörü açtık ve gerekli müdahalelerde bulunarak yeniden çalışır hale getirdik (daha doğrusu arkadaşım tüm müdahaleyi yaptı, ben izledim :) ).

Fakat adaptörün ömrü uzun değilmiş. Bu sefer de adaptör başka bir noktasından sorun çıkarmaya başladı, dolayısıyla acilen yeni bir adaptöre ihtiyacım oldu.

Yaklaşık yarım gün süren bir uğraşı sonucunda HP’nin orjinal adaptörlerini ne Hepsiburada’da ve diğer Türk sitelerinde, ne de Amazon’da bulabildim. Daha da kötüsü bu Hepsiburada ve Amazon’da HP NX9420 ile uyumlu olduğu iddia edilen HP markalı adaptörlerin kesinlikle bu modelle uyumlu olmadığını HP Teknik Destek’ten öğrendim (HP NX9400 serisi için minimum 90W’lık bir güç kaynağına ihtiyacınız var, internette uyumlu olduğu iddia edilen pek çok adaptör 65W)

HP Türkiye ile görüştüğümde beni Türkiye’deki HP yedek parça distribütörü olan Artım Bilişime yönlendirdiler. Gerçekten çok kısa bir sürede siparişimi aldılar ve kargoya verdiler. Ellerinde HP Notebook’lara ait pek çok yedek parça bulunuyormuş. 

Artım Bilişim’e ulaşmak için şu telefonu kullanabilirsiniz: 0212 332 2255

Antik Roma parmaklarınızın altında

Yüzlerce yıllık bir medeniyetin beşiği olan Antik Roma’yı Google Earth‘te 3 boyutlu bir şekilde gezmek ister misiniz?

Virginia Üniversitesi’nin yapmış olduğu bu çalışma ile Google Earth’te Antik Roma’ya ait bütün kalıntıları ve 5000′den fazla binayı, oldukça detaylı bir şekilde hazırlanmış 3 boyutlu modelleri ile görmeniz mümkün hale geliyor. Daha da güzeli, her bina ve kalıntı hakkında bilgileri doğrudan Google Earth’te okuyabiliyorsunuz. Bir Google Earth katmanı olarak hazırlanan sanal Antik Roma kenti’ni Google Earth katmanlarından Gallery klasörü altından “Ancient Rome in 3D” seçeneğini işaretleyerek görüntüleyebiliyorsunuz. Bu seçeneği seçtikten sonra yüklenen Placemark’lardan herhangi birine tıklayarak açılan penceredeki “Ancient Terrain”, “Ancient Roman Landmarks” ve “Ancient Roman Buildings” bağlantılarına tıklayarak gerekli .kmz dosyalarını yüklemeniz gerekiyor ki bu işlemin pek kısa sürdüğünü söyleyemeyeceğim. 

Bu deneyimi yaşamak için tavsiye edilen bilgisayar konfigürasyonu ise 512MB ekran kartı, 3GB RAM ve Dual-Core 2.GHz işlemci. Tam anlamıyla bir kaynak canavarı olarak nitelendirebileceğimiz bu katmanı görüntüleyebilecek teknolojiye sahip olmayanlar için doğrudan İtalya’ya gitmek daha uygun bir seçenek olabilir. :) Buradan İtalya’ya uygun fiyatlı uçak biletleri bulabilir ve şuradan da kalabileceğiniz hostelleri araştırabilirsiniz.


Microsoft Çin çalışanları işe böyle gidiyor.

Türkiye’de, özellikle plazalarda çalışan kesimin bir çoğu işlerine servislerle gidip geliyorlar. Peki siz servisteyken, genellikle yarım saatten az sürmeyen bu yolculuğu ne ile geçiriyorsunuz? Kitap okumak? Müzik dinlemek? PSP oynamak?

Microsoft Çin çalışanları servislerine bindikleri andan itibaren mesailerine başlıyorlar. Hayır! 12 inçlik dizüstü bilgisayarlar ya da PDA’ler ile değil. Tam donanımlı masaüstü bilgisayarlarıyla otobüste çalışma imkânına sahipler. 

Mesaiye erken başlamak açısından oldukça güzel olan bu uygulamada mesai çıkışı eve dönerken nasıl bir yol izlenildiği ise tam bir muamma.

Seçim 2.0?

Kişisel olarak Web 2.0 teriminden pek hoşlanmadığımı söylemeliyim. Bu terim çoğu kimse tarafından teknik bir terimmiş gibi algılanıyor ve internete aslında çok da belirgin olmayan sınırlar çizerek bazı durumlarda yenilikleri ve üretkenliği arttırmak yerine fırsatları daha dar bir bakış açısıyla değerlendirmemize neden oluyor. 

Ama hayatımızla ilgili her terimin sonuna 2.0 getirme modasına daha fazla kayıtsız kalamayacağım. Muhtemelen önümüzdeki ABD başkanlık seçimleri, uğrunda en fazla kullanıcılar tarafından yaratılan içerik barındıran seçim olacak. Bu çalışmaların bir bölümü Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti tarafından Facebook, MySpace, YouTube gibi cephelerde sürdürülüyor. Fakat bu çalışmaların önemli bir kısmı ise bu partilerin bağımsız destekçileri tarafından yürütülüyor. 

Aşağıdaki az önce TechCrunch’da duyurula bir video. Yıllar önce yayınlanan Budweiser reklamlarını hatırlarsınız insanların  ”Waaasuuup!” diye haykırdıkları. İşte o videonun ABD’deki işsizlik, ekonomik kriz, çarpık sağlık sistemi ve küresel ısınma gibi sorunlara dikkat çeken bir kopyası.


Wassup 2008 from qg-writer on Vimeo.



© Copyright 2010 Eren Baydemir. Tüm hakları saklıdır.