Eğer siz de Google Chrome kullanıyorsanız Mekanist.net için uygulama kısayolları oluşturup, siteye daha kolay erişebilirsiniz.
Mekanist.net’in, üzerinde haftalardır çalıştığımız 2. versiyonu bu sabah yayına başladı.
Önceki sürüme göre çok daha sade olan 2. versiyonu hazırlarken, kullanıcıların çok daha kolay algılayabileceği, temel işlevlerimizi ön plana çıkaran bir kullanıcı arabirimi çıkarmaya çalıştık. 1 yıla yakın bir süredir yayında olan ilk versiyondan edindiğimiz kullanıcı verileri ve istatistikleri, Mekanist.net’te en çok kullanılan bölümler ile hiç kullanılmayan özellikleri belirlememizi sağladı.
Mekân Gezgini
Mekanist.net’teki en fazla dikkat çeken yenilik “Mekân Gezgini” oldu. Önceki sürümde, kullanıcılar aradıkları mekânları bulmak için mekân isimlerinden yola çıkmak zorunda kalıyordu ve mekân özelliklerini ya da mekânların bulunduğu lokasyonları temel alarak aramalar yapamıyordu.
Bu sürümde tanıttığımız Mekân Gezgini ile aramalarınızı herhangi bir bölge ile sınırlamanız mümkün. Örneğin, tarihi yarımadada balık yemek istiyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey arama merkezinizi bulunduğunuz yere getirip, arama uzaklığınızı belirlemek (isteğe bağlı olarak) ve ilgili kutucuğa balık yazarak “Ara” tuşuna tıklamak.
Arama sonuçları bir kez geldikten sonra, arama merkezini ya da yarıçapını değiştirdiğinizde arama sonuları otomatik olarak güncellenir. Sonuçları farklı parametrelere göre sıralayabilirsiniz. Eğer sıralama seçeneklerini değiştirmediyseniz, sonuçlar, en popüler mekândan en az popüler olana göre sıralanacaktır. Fakat aradığınız mekânları bulunduğunuz noktaya olan uzaklıkları, mekân sayfalarının görüntülenme ya da aldıkları yorum sayılarına göre de sıralayabilirsiniz.
Mekanist.net’te, aradığınız mekânları en kolay ve en hızlı şekilde bulabilmeniz için çalışıyoruz. Bu yüzden önümüzdeki günlerde daha da hızlı ve etkili arama algoritmaları geliştirerek minimum efor sarfederek istediğiniz bilgiye ulaşmanızı sağlayacağız.
Önümüzdeki günlerde Mekân Gezgini ile ilgili ayrıntılı bilgiler içeren birkaç yazı daha ekleyeceğim. O zamana dek görüşmek üzere.
Popüler internet tarayıcılarının çoğu, AJAX uygulamalarında kullandığımız XMLHttpRequest nesnesinden farklı bir domain altındaki URL’lere istekler gönderebilmemizi sağlayan yeni bir nesne türü tanıtıldı: XDomainRequest
Bu yeni nesne sayesinde, örneğin www.mekanist.net adresinde yazılan bir AJAX uygulaması, www.baskasite.com adresindeki bir URL’e istek gonderebilecek ve farklı domainler arasında bile klasik AJAX teknikleri ile uygulama geliştirebileceğiz.
Buna benzer bir uygulama, Firefox 3.1 ile de tanıtılmıştı. Çok küçük düzenlemeler ile yazdığınız uygulamaların her iki tarayıcıda da sorunsuz çalışmasını sağlayabiliyorsunuz.
Bilgi için:
http://msdn.microsoft.com/en-us/library/cc288060(VS.85).aspx
Geçtiğimiz aylarda notebook karşısında otururken bir anda bilgisayarın adaptöründen dumanlar yükseldiğini görmüştüm. Genç bir elektronik mühendisi olma heyecanıyla “önemli değil, tamir ederiz” diyerek bir arkadaşımla adaptörü açtık ve gerekli müdahalelerde bulunarak yeniden çalışır hale getirdik (daha doğrusu arkadaşım tüm müdahaleyi yaptı, ben izledim :) ).
Fakat adaptörün ömrü uzun değilmiş. Bu sefer de adaptör başka bir noktasından sorun çıkarmaya başladı, dolayısıyla acilen yeni bir adaptöre ihtiyacım oldu.
Yaklaşık yarım gün süren bir uğraşı sonucunda HP’nin orjinal adaptörlerini ne Hepsiburada’da ve diğer Türk sitelerinde, ne de Amazon’da bulabildim. Daha da kötüsü bu Hepsiburada ve Amazon’da HP NX9420 ile uyumlu olduğu iddia edilen HP markalı adaptörlerin kesinlikle bu modelle uyumlu olmadığını HP Teknik Destek’ten öğrendim (HP NX9400 serisi için minimum 90W’lık bir güç kaynağına ihtiyacınız var, internette uyumlu olduğu iddia edilen pek çok adaptör 65W)
HP Türkiye ile görüştüğümde beni Türkiye’deki HP yedek parça distribütörü olan Artım Bilişime yönlendirdiler. Gerçekten çok kısa bir sürede siparişimi aldılar ve kargoya verdiler. Ellerinde HP Notebook’lara ait pek çok yedek parça bulunuyormuş.
Artım Bilişim’e ulaşmak için şu telefonu kullanabilirsiniz: 0212 332 2255
Yüzlerce yıllık bir medeniyetin beşiği olan Antik Roma’yı Google Earth‘te 3 boyutlu bir şekilde gezmek ister misiniz?
Virginia Üniversitesi’nin yapmış olduğu bu çalışma ile Google Earth’te Antik Roma’ya ait bütün kalıntıları ve 5000′den fazla binayı, oldukça detaylı bir şekilde hazırlanmış 3 boyutlu modelleri ile görmeniz mümkün hale geliyor. Daha da güzeli, her bina ve kalıntı hakkında bilgileri doğrudan Google Earth’te okuyabiliyorsunuz. Bir Google Earth katmanı olarak hazırlanan sanal Antik Roma kenti’ni Google Earth katmanlarından Gallery klasörü altından “Ancient Rome in 3D” seçeneğini işaretleyerek görüntüleyebiliyorsunuz. Bu seçeneği seçtikten sonra yüklenen Placemark’lardan herhangi birine tıklayarak açılan penceredeki “Ancient Terrain”, “Ancient Roman Landmarks” ve “Ancient Roman Buildings” bağlantılarına tıklayarak gerekli .kmz dosyalarını yüklemeniz gerekiyor ki bu işlemin pek kısa sürdüğünü söyleyemeyeceğim.

Bu deneyimi yaşamak için tavsiye edilen bilgisayar konfigürasyonu ise 512MB ekran kartı, 3GB RAM ve Dual-Core 2.GHz işlemci. Tam anlamıyla bir kaynak canavarı olarak nitelendirebileceğimiz bu katmanı görüntüleyebilecek teknolojiye sahip olmayanlar için doğrudan İtalya’ya gitmek daha uygun bir seçenek olabilir. :) Buradan İtalya’ya uygun fiyatlı uçak biletleri bulabilir ve şuradan da kalabileceğiniz hostelleri araştırabilirsiniz.
Geçtiğimiz günlerde popüler web tarayıcılarının SVG dosyalarını görüntüleme yetenekleri ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazıda belirttiğim gibi Internet Explorer 8 SVG dosyalarını desteklemiyor.
Fakat IE8′de bu dosyaları görüntülemek imkânsız değil. Microsoft’un IE için eklentilerini yayınladığı galeride Adobe’nin SVG Viewer eklentisini kurarak IE8′i de bu dosyaları görüntüleyebilir hale getirebilirsiniz.
Geçtiğimiz haftalarda Nuri Çankaya‘nın blogunda tanıttığı bir çalışma vardı: Touchless
Bu, .NET ile yapılan bir çalışma. Touchless kütüphanelerini kullanarak webcam’inizi kullanarak uygulamalarla iletişime geçebiliyorsunuz. Örneğin elinizde tuttuğunuz parlak renkli bir ya da birden fazla topu fare gibi kullanabiliyor, bunlarla etkileşim içerisine giren uygulamalar yazabiliyorsunuz.
Şu adresten indirebileceğiniz kütüphane ve örnek uygulamaları deneyebilirsiniz. Gerçekten harika bir şekilde çalışan bu uygulama ile çok ilginç şeyler yapılabilir.
Artık Google da, Skype ve Messenger’ın yıllardır başarıyla gerçekleştirdiği gibi görüntülü konuşturuyor.
Sanırım bu pek ilgi çekici olmadı, hatta belki bazılarınız hayal kırıklığına uğradı. Fakat “Peki Google’ın getirdiği yenilik ne oldu?” derseniz: Artık Gmail üzerinden de webcam ile görüntülü konuşabileceğiz.
İlk duyduğumda çok hoşuma gitti bu fikir. Yani Gmail üzerinden de görüntülü konuşabilmek, özellikle uzaktan çalışan insanlar açısından çok kullanışlı olabilir. Fakat açıkçası bu iş için ayrı bir plug-in yükleme gerekliliği kafama takıldı.
Herhangi bir plug-in yüklemeden bu iş gerçekleştirilebilir miydi? Pek sanmıyorum. Fakat zaten kişisel bilgisayarların çoğunda kurulu olan Adobe Flash bileşenleri kullanılarak web kamerasına erişim sağlanarak bu iş gerçekleştirilebilir, kullanıcılar ayrıca bir yazılım yüklemek zorunda bırakılmayabilirdi. Fakat Google konu ile ilgili blog yazısında neden böyle bir yol tercih ettiklerine dair bir açıklama getirmiş:
“Google Talk’un görüntülü konuşma özelliğini XMPP*, RTP ve H.264* standartlarını kullanarak tasarladık. Böylece, 3. parti uygulamalar da Gmail’ın görüntülü ve sesli konuşma özelliklerinden faydalanabilecek.”
Google böylece Gmail için oluşturduğu bu haberleşme alt yapısını bağımsız uygulama geliştiriciler için açacağını da duyurmuş oldu. Sanırım bu neden Adobe Flash’ın webcam – istemci iletişimi için seçilmediği konusunda tatmin edici olabilir.
Lafı fazla uzatmayayım. Gmail ekibinin günün anlam ve önemi ile ilgili hazırladıkları videoyu izleyebilirsiniz.
XMPP: Extensible Messaging and Presence Protocol, IETF bünyesindeki bir çalışma grubu tarafından oluşturulmaya başlanan iletişim standardı. Jabber ve Gtalk bu standardı kullanan ve çalışmalara destek verenler arasında.
H.264: Geçtiğimiz sene okulda bitirme tezi süresince üzerine çalışmış olduğum bir video sıkışıtırma standardı. Gelmiş geçmiş en geniş katılımlı video sıkıştırma standardı olan H.264, önümüzdeki 5-10 yıl boyunca sayısal ortamı hakimiyeti altına alacak standart. Günümüzde, yüksek çözünürlüklü video görüntülerinin çoğu bu formatta sıkıştırılıyor. Apple, Google ve Microsoft’un (kısmen) desteklediğini göz önünde bulundurursanız “geniş katılım” diyerek ne demeye çalıştığımı anlayabilirsiniz. Türkiye’de İTÜ ve Sabancı Üniversitesi’nde bu konu üzerinde ciddi çalışmalar yapılıyor.
Önümüzdeki günlerde SVG (Scalable Vector Graphics) hakkında ayrıntılı bir inceleme yapacağım. Fakat daha öncesinde bu çalışmamla ilgili ilk sonuçları aktarmak istedim.
Daha ayrıntılı bilgiler vereceğim fakat özetlemek gerekirse SVG, W3′ün internet tarayıcıların vektörel grafikleri gösterebilmesi için geliştirdiği XML tabanlı bir standart. Yani sadece XML kodları ile vektörel grafikler oluşturabiliyorsunuz. Tabiki pratikte XML kodu yazarak bu grafikleri oluşturmak çok mümkün değil. O yüzden Adobe Illustrator gibi uygulamalarla grafikleri oluşturup XML tabanlı SVG formatında kaydedebiliyorsunuz. SVG Wikipedia’nın çok sık kullandığı bir format.
Yukarıda bahsettiğim gibi SVG bir W3 standardı. Yani tüm internet tarayıcılarının bu formatı destekliyor ve sorunsuz bir şekilde SVG grafiklerini görüntüleyebiliyor olması gerekiyor.
Firefox 3.0.3, Safari 3.1.2, Chrome 0.3.154.9 ve Internet Explorer 8 Beta 2 ile yapmış olduğum denemeler sonucunda karşılaştığım sonuçlar şunlar:
Firefox 3.0.3 ve SVG
Firefox SVG dosyalarını oldukça güzel bir şekilde görüntüleyebiliyor. Yüklenme hızı süper değil fakat en hızlı yükleyen tarayıcından çok daha yavaş değil. Fakat yavaş olan bir şey var: Yeniden boyutlandırma. SVG görüntüsü yüklendikten sonra görüntüyü yaklaştırıp uzaklaştırdığınızda yeniden yükleme süresi inanılmaz yavaş ve şu haliyle oldukça rahatsızlık verici.
Safari 3.1.2
Safari’nin Windows sürümü de SVG dosyalarını gayet hızlı bir şekilde yüklüyor. Yeniden boyutlandırma hızı Firefox’a göre çok daha hızlı. Gecikme süresi çok az.
Google Chrome 0.3.154.9
Chrome’un SVG’lerle olan ilişkisinin Safari’den farklı olmayacağını düşünüyordum iki tarayıcı da WebKit üzerine kurulu olduğu için. Fakat yanılmışım. Google Chrome hem SVG dosyalarını çok daha hızlı yüklüyor ve yeniden boyutlandırma süresi özellikle Firefox ile karşılaştırılamayacak kadar hızlı. Yakınlaştırma ve uzaklaştırma işlemleri neredeyse hiç vakit almıyor.
Internet Explorer 8 Beta 2
Anlatılacak bir şey yok. Internet Explorer 8 SVG grafiklerini desteklemiyor. Şaşırtıcı olmasa gerek. (Düzeltme: IE8 ile doğrudan SVG dosyalarını görüntülemek mümkün değil fakat Adobe’nin hazırladığı bir eklentiyi bilgisayarınıza kurarak Internet Explorer’dan da SVG dosyalarını görüntüleyebilirsiniz.)
Sonuç:
SVG, geleceğine inandığım bir teknoloji. Tüm tarayıcılarda, hiçbir eklenti yüklemeden XML tabanlı vektörel grafikler oluşturabilmek, bu grafiklere hem sunucu tarafında, hem de kullanıcı tarafındaki uygulamalarla müdahale edebilmek demek. AJAX uygulamalarınızda bu vektörel grafiklerin sadece belli bir bölümünü değiştirebileceğinizi bir düşünün. Mükemmel bir esneklik.
Tabiki W3′ün 1999′dan beri üzerinde çalıştığı bu standardı Internet Explorer desteklemezse bunların hiç biri mümkün olmayacak. Microsoft, XML tabanlı vektörel grafik konusunda Silverlight’a rakip olabilecek bu teknoloji karşısında W3′ü önemser mi, göreceğiz.
Örnek bir SVG görüntüsü:
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/de/EuropeLocation.svg
Türkiye’de, özellikle plazalarda çalışan kesimin bir çoğu işlerine servislerle gidip geliyorlar. Peki siz servisteyken, genellikle yarım saatten az sürmeyen bu yolculuğu ne ile geçiriyorsunuz? Kitap okumak? Müzik dinlemek? PSP oynamak?
Microsoft Çin çalışanları servislerine bindikleri andan itibaren mesailerine başlıyorlar. Hayır! 12 inçlik dizüstü bilgisayarlar ya da PDA’ler ile değil. Tam donanımlı masaüstü bilgisayarlarıyla otobüste çalışma imkânına sahipler.
Mesaiye erken başlamak açısından oldukça güzel olan bu uygulamada mesai çıkışı eve dönerken nasıl bir yol izlenildiği ise tam bir muamma.












